Dilekçelerimiz Okunuyor mu?

Ne kadar çok duyarız değil mi bu soruyu? Genelde bu soruyu soranlar kendi sorularını da otomatiğe bağlanmış gibi “okunmuyor” diye cevaplarlar.

Ben meslek hayatım boyunca bu sorunun üstünde hiç durmadım. Belki genel olarak hukuk yargısıyla ilgilendiğim içindir bilemiyorum. Çünkü bu serzeniş daha çok ceza yargısıyla ilgilenen meslektaşlardan geliyor gibi. O alana pek vakıf olmadığım için benim sözlerim daha çok hukuk yargısıyla ilgilenen meslektaşlarım için olacak.

Sakın ola “dilekçelerim okunmayacak” gibi bir fikrin peşine takılmayın. Hukuk yargısında böyle bir kanaate varmak en başta hukuk yargısının ilkeleri gereği mümkün değildir.

HMK m. 25 gereği iki taraftan birinin ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacak hatta onları hatırlatamayacak ve kendiliğinden delil toplayamayacak olan hakim doğal olarak sizin vakıalarınızı ve delillerinizi bilmek durumundadır.

HMK m. 26/1 gereği tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olan, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyecek hakim sizin taleplerinizi açık olarak bilmek zorundadır.

Dilekçeleri, özellikle dilekçe teatisi aşamasındaki dilekçeleri dikkatlice okumayan bir hakimin HMK m.27’de yazıldığı şekilde tarafların açıklamalarını değerlendirmesi ve kararlarını somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi, yani doğru bir karar kurması da mümkün değildir.

Hukuk yargısında okunmayan dilekçe de olabilir elbet. Mesela dosyadaki üçüncü bilirkişi raporuna karşı verilen 32 sayfalık -gereği olmayan bir 32 sayfa- beyan dilekçesini hâkim okumaz. İtiraf edelim ki bunu o dosyadaki karşı taraf vekili de okumaz. Bu olay gerçektir ve o dilekçeyi ben de okumadım nitekim 🙂 Yani bu konuda biraz da iğneyi kendimize batırmalıyız.

Gereğinde verilmiş ve gereğince hazırlanmış bir dilekçe ise elbette okunacaktır. Asla “dilekçeler okunmuyor” gibi olumsuz bir fikre kapılmayın ve lütfen bu bahaneyi kötü dilekçe yazmanın mazereti olarak kullanmayın:

Mesleğini iyi yapmak isteyen bir avukat mesleğin her gereği gibi dilekçesini de düzgün bir şekilde hazırlamakla, mesleğini iyi yapmak isteyen hâkim de o dilekçeyi okumakla mükelleftir.

Toparlarsak:

1- Yargılama ilkeleri gereği hakimin dilekçeleri okumaması söz konusu olamaz.

2- İyi dilekçe hazırlamak -hangi yargı yolu söz konusu olursa olsun- her avukatın mesleki ödevidir.

Yılgınlık ve bezginlik içeren bu yaklaşımdan uzak durmanızı tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s