hayırlı işler

bizim kim olduğumuzu mu merak ediyorsun?

aynı partiye oy vermiştik hatırlamadın mı? seninle yan yanaydık bizimkiler ecnebiye ikinci golü attığında. hani dün belediye otobüsünde yer vermiştim sana. ben fethi sekin’e ağlarken hani sen sırtımı sıvazlamıştın ya. hala mı hatırlamadın?

senin komşunun çocuğuyum ben. sülalede en sevdiğin, hani şu derslerinde başarılı olan yeğeninim. senin abin, yanındakinin kız kardeşiyim. arkandaki bana anne der, önündeki baba.

yani sen bana bakarken aslında kendine bakıyorsun. sen neysen ben de oyum. bu güzel ülkenin bir evladıyım.

elim kalem tutar oldu artık. başka da bir şey tutmuyor. tutmasın da zaten. benden ne sana ne bir başkasına zarar gelmeyeceğini biliyorsun sen. bildiğini biliyorum. biz arkadaşlarla bağırıp çağırmayı bile bilmeyiz. kibri, büyüklenmeyi…

bak görüyorsun yazılarımız bile hep küçük harflidir bizim. büyük harfi bile sevmeyiz ki büyüklenelim.
sen beni seviyorsun. iyi düşün. yüreğine bak. benden zarar gelmeyeceğini sen çok iyi biliyorsun. ne sana ne bir başkasına.

ben de seni seviyorum. hem de çok. bazen gösteremiyorum sevgimi. affet.

mevzu biraz sıkıcı teyzecim ama bahsetmeliyim. bir anayasa değişikliği teklifi var. duymuşsundur. şu sıralar sana bin tane şey söyleniyor o teklife “evet” oyu vermen için biliyorum.
sen lütfen “hayır” oyu ver. senden bunu rica ediyorum.

eğer anayasa değişirse birileri çok büyük olacak amca. bir kula yakışmayacak kadar büyük. sen, ben hep küçücük kalacağız kendi ülkemizde. istediği zaman bizi ezebileceği kadar küçük. yanlış anlama ilk seçilen cumhurbaşkanı bizi ezmeyebilir ama ya ondan sonraki ya ondan da sonraki? buna kimse garanti veremez.

yani şöyle düşün kardeşim; öyle güçlü bir silah yapılıyor ki şu anda. isterse tüm ülkeyi mahvedebilecek kadar güçlü bir silah. işte bu silahı kullanma hakkı da bir kişiye veriliyor. tek bir kişiye. o patlatmasa o silahı, bir sonraki patlatacaktır. o da patlatmasa ondan sonraki ya da ondan sonraki. birisi elbet o silahı patlatacak. işte o gün sen, ben zarar görmeyeceğiz belki. belki sen, ben çoktan göçmüş olacağız ama senin oğlun, benim kızım, berikinin torunu yaşıyor olacak. yani canlarımızın canı acıyacak. hem de çok acıyacak.

biz ne diyoruz biliyor musun yeğenim; madem o silah hiç patlamayacak o zaman ne gerek var onu yapmaya.

hem düşünsene hemşerim bu koskoca ülkedeki milyonlarca insan neden bir tek kişinin ağzından çıkacak söze baksın. aciz miyiz biz bu kadar? meşveret varken, danışmak varken nedir bu her kararı ben vereyim sevdası.

sana diyecekler ki babacım; aslında değişen bir şey yok. gene tek başına karar almak yok. gene meclis var, yargı var. sen bu kızına inan. onlara inanma.

inanma bunlara anne. bu oğluna biraz olsun güveniyorsan inanma. kendi seçtiği hakimin onu yargılayacağına, kendi seçtiği vekilin onun isteğine aykırı hareket edeceğine kim inanır?

lütfen anayasa değişikliğine “hayır” de, güzel ülkemin güzel insanı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s