KÖY YÖNETİMİ

Uzak güzel bir köydeki köylüler ürünlerini hep yabancı tüccarlara satarlarmış. Yıl boyu çalışıp didinip toprak ananın bağrından bin bir çabayla çıkardıkları ürünlerini tüccarlar çok ucuz alır, köylünün emeğini hiç edermiş.

Bunun üzerine köylüler köyde bir yönetim kurmaya karar vermişler. Düşünmüşler ki iyi bir sistem kursunlar, hangi tarlada ne ekilip biçileceğine bu yönetim karar versin. Hatta köyün işleyişini de onlar belirlesin. Kendilerinden ürünleri üç kuruşa satın alan tüccarlara bel bağlamasınlar, kendi ürünlerini kendileri satsınlar.

Karar vermişler ve demişler ki madem öyle biz aramızda seçim yapıp vekiller belirleyelim. O vekiller de kendi içlerinden yöneticiler seçsinler. Yöneticiler de bu köyü idare etsin. Öyle ya bizim buralarda akıllı adam mı yok.

Bu şekilde sistem işlemeye başlamış. Çiftçiler kendi aralarından vekiller seçmişler. Vekiller de kendi içlerinden Baş Yöneticiyi ve diğer yöneticileri seçmişler ve sistem çalışmaya başlamış. Baş yönetici bir karar alınmasını istediğinde vekillere bunu teklif edermiş. Vekiller bu teklif üzerine bir karar alırlarmış. Baş yönetici ve diğer yöneticiler de bu kararlara göre kooperatifi yönetirmiş. Hem Baş Yönetici ya da diğer yöneticilerden biri haktan, adaletten şaşarsa köyün ihtiyar heyetine hesap verirmiş. İhtiyar heyeti icabı hale göre o kişiyi cezalandırır ve hatta köyden atarmış bile.

Köydeki sistem bu şekilde işlerken günlerden bir gün Baş Yönetici köylülere
“Ben bu köyü tek başıma yöneteyim.” demiş.
“O nasıl olacak?” diye sorduklarında
“Yani siz vekilleri seçtiğiniz gibi direk beni de seçin. Sonrasında ben bu vekillere falan hiçbir şey danışmadan tüm kararları kendim alayım. Hatta köyün bekçisini falan da hep ben seçeyim. Adım da bundan kelli Başkan olsun.”
“Tek başına nasıl bu kadar işin altından kalkacaksın.”
“İstersem kendime yardımcılar seçeceğim”
“Yardımcılar vekillerden olacak değil mi. Onları boşuna seçmiyoruz ya”
“Yok vekillerden olmayacak. Onları ben belirleyeceğim” demiş.
“Kaç tane yardımcın olacak?”
“Onu da ben belirleyeceğim.” demiş sırıtarak.
“Neden bu kadar yetki istiyorsun?” diye sormuş köylülerden biri.
“Sistem yavaş işliyor da ondan” demiş Baş Yönetici
“E yavaş diyorsun da şimdiye kadar isteyip de yapamadığın, gücünün yetmediği ne kaldı ki”
“Orası benim bileceğim iş. Siz bana güvenin. Ben hep en doğru kararları veririm.”
“İyi de geçen yaz seni o kadar uyardık. Bak çekirge sürüsü geliyor ürünleri koru dedik de sen onlardan zarar gelmez dediydin ama ne oldu? Çekirgeler bütün tarlalara musallat oldu. Hala da tam ayıklayamadın. Neredeyse tüm ürünü kaybediyorduk senin yüzünden. Sana neden güvenelim ki.” demiş köylülerden biri.
“O zaman beni derenin karşısındaki Hüso kandırdıydı. Bir daha olmaz” diye cevap vermiş Baş Yönetici.
“Hadi diyelim seni kandıramadılar. Ya senden sonra gelecek olanı kandırırlarsa. Ya da biz yanılıp, güzel sözlerine yalanlarına kanıp da kötü bir Başkan seçersek. Olmadı değil ya. Tepenin ardındaki köyde kötü bir adamı seçtiydiler de nasıl yan köylerin hepsiyle kan davası güdüp her yeri kana bulamıştı.”

Baş Yönetici buna cevap veremeyince bu kez “Sen nasıl en doğru kararları verecekmişsin” diye atılmış köyün sözü dinlenen yaşlılarından biri. “Meşveret varken neden tek bir kişi karar versin.” Unutmayınız ey gardaşlarım diyerek bu kez köylüye seslenmiş. Peygamber Efendimiz dahi yanılmıştı. Medine’ye hicret ettiğinde Ensar’ın hurma ağacına aşı yaptığını görüp bu aşıyı yapmayın demişti de sonraki sene ağaçlar hiç hurma vermemişti. Bunun üstüne Peygamber Efendimiz bile hata yaptığını kabul etmişti. Peygamber bile yanılırken bir ademoğluna nasıl güveniriz de her yetkiyi ona veririz?

Köylüler bu sözlerden sonra Baş Yöneticiye öfkelenmeye başlayınca bu kez Baş Yöneticinin yanaşmalarından biri atılmış ortaya. “E canım hata yaparsa ihtiyar heyeti var ya. Kulağından tutup atıverirler Başkanı köyden” demiş.

Baş Yönetici söz almış bunun üstüne “Ha bir de o mesele var.”
“Hangi mesele?” demiş köylüler hep bir ağızdan.
“Hani bir hata yaparsam benim hakkımda hüküm verecek olan şu İhtiyar heyeti meselesi.”
“Eee?”
“Hani bunlar 15 aza ya.”
“Hee 15 aza”
“İşte ben diyom ki bu 15 azanın 12 sini ben kendim seçeyim.”

Sonrasında köylüler Baş Yöneticiyi dövüp, kovmuşlar köyden

#Hayır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s