SORGUDA BEKLEYİŞ

Toplu gözaltı sonrası…

Beş gün gözaltında kaldıktan sonra savcılık tarafından tutuklanmaları istemiyle sorgu hakimliğine sevk edilmişler.

Kadınlı, erkekli yaklaşık 20 kişiler. Bu toplu gözaltından tutuklamaya sevk edilenlerin sayısı çok daha fazla aslında. Sayı çok olduğu için, büyük bir torbanın içinden alınıp ilgili hakimlere pay edilmiş birer avuçluk çerezler gibi Sulh Ceza Hakimlikleri arasında bölüştürülmüşler.

Kapıları birbirine bakan iki mahkeme salonunun arasına sandalyelerle duvarlanmış 10 metreye 4 metrelik yapay bir koridordalar. Onlar, avukatları ve birkaç da polis. Polisler şüphelilere karşı sakin ve rahat. Aralarında şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadın polis de var. Niye polis olmuş ki?

İsmi okunan sırayla salona geçip sorguya alınıyor. Önde avukatı arkada kendisi. Genelde başları hafifçe öne eğik.

Çok gizli suçlamalara çok açık savunmalar isteniyor yaklaşık 10 dakikalık sorguda.

Herkesin sorgusu bittikten sonra karar topluca açıklanacağı için sorgudan sonrası uzun bir bekleyiş…

Bağcıksız ayakkabıları ve uzamış sakallarıyla erkekler genelde volta atıyor cezaevi özentisi yapay koridorda. Gri mermer karodan, kahverengi olana bir adım. Sonra tekrar griye. Karşı mahkemenin kapısından ani bir geriye dönüş ve tekrar daha önce hiç yürümemiş gibi bir iştiyakla aynı gri ve kahverengi karolarda aynı eğik başlarla, aynı düşünceli adımlar. Bitkinlikten uzamış gibi görünen yüzleriyle kadınlar genelde oturdukları yerde kendi aralarında sohbetteler.

Bekleyiş uzadıkça bir süre sonra grup kendi içinde kadınlı, erkekli minik gruplar oluşturuyor. Suçlama aynı olduğu için her biri kendi durumunu diğerleri ile kıyaslama peşinde. Ara sıra hepsi avukatlarıyla durum değerlendirmesi yapıyor.

Bir süre sonra grup içinde günlük sohbet dönmeye başlıyor. Erkeklerden birkaçı bu durumda bile kadınlara kur yapma peşinde.

Öğleden sonra, döner dürüm ve ayranla şüpheliler için yemek molası.

Müvekkilinin sorgusunu tamamlamış olan avukatlar ara sıra uğrayıp sorguların ne durumda olduğuna bakıp sonra adliyenin uzun koridorlarında kayboluyorlar.

Sorgudan çıkan avukatlardan biri, “Sorgu bitince hakim durup dururken, vicdanıma göre karar vereceğim dedi” diyor. Bizi değil de kendini mi buna inandırmaya çalışıyordu acaba?

Bekleyiş uzun. İnsanı bezginleştiriyor. Sorgunun sonlarına doğru yandaki koridordan yankı yankı gelen, yükünün acı mı sevinç mi olduğu anlaşılamayan keskin bir kadın çığlığı bu bezginliği sona erdiriyor. Belli ki yandaki mahkeme sorguları bitirmiş ve kararları açıklıyor. Herkeste bir telaş. Avukatların birkaçı hemen oraya doğru seğirtiyor. Biraz sonra getirdikleri tutuksuz yargılanma haberi ile o çığlığın sevinç yüklü olduğunu anlıyoruz. Gruba bir iyimserlik dalgası yayılıyor. Tutuksuz yargılanmasına karar verilen o kadının gerçekte bir suçlu mu yoksa masum mu olduğunu kimse umursamıyor bile. Çünkü o müjde kendilerinin de aynı mutlu sona ulaşabileceğine dair net bir umut doğuruyor içlerinde. Kararlar açıklanmaya devam edince işin rengi değişmeye başlıyor. Peş peşe tutuklama kararları…

Az sonra öyle acı bir kadın çığlığı kopuyor ki yan koridorda, bunun bir tutuklamaya dalalet ettiğinden kimse şüphe etmiyor.

Pos bıyıklı bir avukat toplu haberleri getiriyor birazdan. “Sadece tek bir kadın tutuklandı. O da Dersimli, solcu bir Kürt.” diyor suratını asıp. Yanındaki uzun boylu genç Avukat “Ne sandın üstat. Sağcılar darbe bile yapsa, solcular tutuklanır bu ülkede.” diyor kızgın kızgın.

Kadınların tam tersine erkeklerin biri hariç hepsi tutuklanmış. Bu haber üstüne grubun erkeklerinde kötümserlik, kadınlarında iyimserlik hakim oluyor. Ama o iyimserliğin yarattığı tebessümler yan koridorda tutuklanan kadın bizim önümüzden geçene kadar sürüyor sadece. Beş gündür aynı yerde göz altındalar. Polisler geceleri nezarethanelerin kapısını açık bıraktığından hepsi birbirini tanımış artık. Tutuklanan kadın iki kadın polisin kolları arasında bizim önümüzden geçerken belli ki iyi anlaştığı bizim gruptan bir kadına, “Vildan, evin anahtarını sana bırakacağım. Ne olur köpeğime iyi bak. Ölür yoksa. Karakız sana emanet Vildan?” deyince bizim grubun istisnasız tüm kadınları ağlamaya başlıyor. Vildan da bir yandan ağlayıp bir yandan da “Tamam abla sen merak etme.” diye cevap veriyor. Hepimiz hüzünleniyoruz.

Nihayet bizim sorgular da bitiyor. Duruşma salonunun kapısı kilitleniyor. Hakim karar verecek. Sonra herkesi salona alıp kararları açıklayacak.

Neredeyse tüm erkekler voltada. Çapraşık çizgiler halinde, birbirlerine değmeden dört metre enindeki yapay koridorda turluyorlar. Kadınlar daha rahat ama çoğunun dudakları dua kıpırtısında. Kiminin elleri avuç içlerinden birbirine yapışık şekilde dudaklarının üstünde.

Durum hiç umurunda değilmiş gibi davranan toy bir erkek gülümseye gülümseye tüm genç kadınlarla sohbet etme peşinde hala.

Bir süre sonra salon kapısının kilidi açılıp da mübaşir “Herkes içeri girsin!” deyince heyecan zirveye çıkıyor artık.

Sonrası karar…

İki erkek ve iki kadın hariç hepsinin tutuklanmasına… Vicdanımla karar verdim diyor gene hakim. Dosyalarda bizim bilmediğimiz başka deliller varmış.

Erkeklerin bir kısmı içli içli ağlıyor. Kadınların çoğu isyan dolu çığlıklar atıyor… Avukatlar ne yapacaklarını bilmez şekilde müvekkillerini teselli etme peşinde. Tahliye olanlar sevinçlerini yaşamaya utanıyor gibi.

Bir süre sonra ben de ayrılıyorum adliyeden.

Issız koridorlarda çıkışa doğru yürürken aklıma bir soru düşüyor; Vildan da tutuklandı. Karakıza kim bakacak?

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s