BARO SEÇİMLERİ

BARO SEÇİMLERİNDE AVUKATLAR HANGİ KRİTERLERE GÖRE OY KULLANMALIDIR?

Ekim ayı barolar için seçim ayıdır.

Bir avukat baro seçimlerinde oyunu hangi ölçütlere göre kullanmalıdır?

Bu sorunun cevabı çok zor değil. Modern hukuk devletini ayakta tutan başlıca ilkelerden ikisi güçler ayrılığı ve yargı bağımsızlığıdır. Bu ilkelerin temel işlevlerinden biri yürütmenin gücünü hukukla sınırlamaktır.

Güç, doğası gereği yayılmak ister. Hukuk ise gücü sınırlamayı amaçlar. Modern toplumlarda en geniş kamu gücünü yürütme organı kullanır. Bu nedenle hukuk düzeninin temel amaçlarından biri, yürütmenin, başka bir deyişle iktidarın gücünü hukukla sınırlamaktır denebilir.

Bu, hukukun ve hukukçunun -daha özelde avukatın- iktidara karşı konumlanması gerektiği anlamına gelmez. Ancak avukatın ve avukatın meslek örgütü olan baronun iktidar karşısında bağımsız ve uyanık olması gerektiği söylenebilir.

Bu yalnızca teorik bir tutum değildir. İnsanlık tarihi, iktidarların hukuku ayak bağı yahut engel olarak görüp onu delmeye, etkisizleştirmeye ya da denetimleri altına almaya çalıştıklarını gösteren örneklerle doludur.

Türkiye’de de baroların bağımsızlığı konusunda uyanık olmayı gerektiren somut nedenler var. İktidarın baroların bölünmesini sağlaması bunun somut bir göstergesidir.

Barolar, iktidara karşı uyanık yöneticiler tarafından yönetilmelidir. Avukat ve onun örgütü olan barolar muhalif olmak zorunda değildir, ancak iktidarın kapı kulu da olmamalıdır. Baroların temel görevlerinden biri, hukukun üstünlüğünü ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığını savunmaktır. Bu görev, öncelikle iktidardan bağımsız durabilmeyi gerektirir.

Sonuç olarak baro yönetimine seçilecek kişilerin hangi ideolojik görüşten olduklarından çok, iktidar karşısında mesleki bağımsızlıklarını koruyup koruyamayacakları yani tabiri caizse yandaş olup olmadıkları önemlidir.

Yandaş bir baro yönetimi olmamalıdır.

Avukatlar oylarını bu ölçüte göre kullanmalıdır.

Bu vesileyle meslektaşları baro genel kurullarına katılmaya ve oy vermeye de davet etmek istiyorum.

Baroların etki güçlerini yitirdiği söylemi kendini gerçekleştiren bir kehanettir. Bizler genel kurullara gitmedikçe, oy kullanmadıkça, baroların merkez ve komisyonlarında çalışmadıkça, baroların eylem çağrılarına sessiz kaldıkça gerçekten de barolar giderek etki güçlerini yitireceklerdir.

Seçilecek tüm başkan ve yöneticileri şimdiden tebrik eder, başarılar dilerim.

Yorum bırakın