ŞEKERSİZ ÇAY

“Çay dediğin ince belli, küçük bardakta içilir.” dedi hafif çatallı bariton sesiyle.”Ne fark eder Cevat abi?” dedim.

Sesim biraz umursamaz çıkmış olmalıydı ki kızdı. Sol kaşını hafifçe kaldırarak cevap verdi.

“Estetik ulan estetik! Ne o öyle çorba kasesi gibi fincanda yarım litre çay içmek. Amaç hayvanlar gibi işkembeyi doldurmaksa olur ama insanız biz. Yok mu sende estetik duygusu!”

Güldüm. “Tamam abi kızma. Ben de öyle severim zaten.”

Tam sözümü bitirdiğimde geldi sıcacık, renginden tazeliği belli olan ince belli bardaktaki çaylarımız.

“O şiir nasıldı abi, hani Can Yücel’in çaylı, bardaklı şiiri.”

Sanki sormamı bekliyormuş gibi söyleyiverdi hemen

“Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,

namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.”

“Hepsini söylesen ya abi.”

“Belki sonra. Çayımızı içelim şimdi.”

Bunun üstüne çayımdan bir yudum aldım.

“Ne yapıyorsun sen, şekersiz mi içiyorsun çayı?”

“Abi çayın asıl tadını böyle alırmışsın. Şimdi yeni trend bu. Ben de alışmaya çalışıyorum şimdilerde.”

“Hassiktir lan ordan! Concon musun oğlum sen? Neymiş çayın asıl tadını böyle alırmışsın. Kim uyduruyor böyle şeyleri yahu. Çay dediğin kararında şekerle içilir.” Durdu. “Domatesi tuzsuz yiyor musun, ya da yumurtayı?”

“Yok yemiyorum da ne alakası var abi çayla yumurtanın?”

“Lan oğlum tuz, yumurtanın tadını yükseltir, keskinleştirir. O tadı örten diğer tatları bastırarak yapar bunu. Çaydaki şeker de aynı işi görür. Çayın tadını ön plana çıkarır.”

“İyi de abi şimdilerde herkes çayı şekersiz içyor. Gerçi ben daha birkaç gündür başladım buna ama alışırım herhalde.”

“Bırak oğlum bu işleri. Çevremde gördüğüm ne kadar çay sevmeyen kişi varsa çayı böyle şekersiz içiyor. Çay seven insanın yapacağı iş değil bu.”

Önce küp şekerden küçük bir parça ısırıp ağzına aldı, sonra ağır hareketlerle çaydan bir yudum içti.

“Aaa bak bu kıtlama işini becersem ben de öyle içmek isterdim abi.”

“Bu işin ideali bu. Şekerden küçük bir parçayı alıp dilinin altında saklayacaksın. Saklayacaksın ki çayı yudumladığında ağzındaki şekeri hemen eritmesin. Şeker kendi doğal sürecinde eriyip tadını yavaş yavaş salacak ve içtiğin her yudum çay o tadla birleşip ağzında o güzel kıvamı oluşturacak. Hem böylece çok az şeker tüketmiş oluyorsun.”

Gaza gelip ben de denedim ama şeker, çaydan aldığım daha ilk yudumda eriyip gitti.

“Eridi abi bu hemen.”

“Dilinin altında sakla dedim ya oğlum sana.”

“Saklamıştım abi.”

“Saklamamışsın demek ki sıpa. Neyse deneye deneye yaparsın elbet.”

Gözümüz televizyona takıldı. Polis gene birilerini dövüyor, iktidar sahipleri gene birilerini hain ilan ediyordu.

“Cevat abi ne istiyorlar bizden?”
“Bizden mi? Yanılıyorsun dertleri biz değiliz. Dertleri hayatın ta kendisi. Onu tatsız, tuzsuz bir şeye dönüştürüp, sonra da yarattıkları o şeyi doğrusu buymuş gibi bize kakalamak istiyorlar.”

“Yani hayatı şekersiz çaya mı dönüştürmek istiyorlar?” dedim hafifçe gülümseyerek.

“Hah hah evet ulan eşek sıpası bu kez doğru söyledin. Hayatı şekersiz çaya dönüştürmek istiyorlar.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s