Anlayamadığım…

“Beni yazsana bir gün de” dedi. Şaşırmıştım. “Neyini yazayım senin?” dedim. “Kendini hiç açmıyorsun ki. Sözde bu kadar zamandır arkadaşımsın ama hâlâ seni tanıyorum diyemem.” “İyi ya bunu yaz işte” dedi. Beklentiyle bakıyordu bana. “O zaman pek kısa bir yazı olur. Ahmet hakkında bildiğim bir şey varsa o da hiçbir şey bilmediğimdir yazarım.”dedim. Ben güldüm…

KARA RESİMLER (PINTURAS NEGRAS)

“Kara Resimler” (Pinturas Negras) ünlü ressam Francisco Goya’nın 1819-1824 arasinda yaşadığı evin duvarlarına yaptığı on dört resme verilen toplu isimdir. Goya’nın diğer tablolarının aksine bunlar ürkütücü, karanlık eserlerdir. Goya’nın bu tabloları, Napolyon’un 1808’de Madrid’i ele geçirmesi ve direnenleri acımasızca infaz etmesi üzerine bozulan ruh halinin etkisiyle yaptığına inanılıyor. Yani bir kez daha bir İspanyol sanatçı…

Tatil sonrası için bir roman önerisi: Perdeler

Originally posted on Hayata Dair Notlarım:
Bir tarafta hayatımızdaki farklı perdeler, bir tarafta da kahramanımız Doktor Osman’ın anılarının kamerasından film perdesine yansıyan hayatının geçmişten bugüne doğru uzanan hikayesi. Perdelerin, duvarlar kadar sert olmasa da kapalı olduklarında duvarlardan çok daha rahatsız edici olduğunu hissettiriyor son romanında sevgili arkadaşım Ayşen Bayazıt Melik. Karakterleriyle, kurgusuyla, diyalogları ile…

SONSUZ MAKALE

Marguerita Duras haklı çıktı. 2027 yılında, tam olarak 12.08.2027 günü saat 12.08’de tüm dünyada edebi yazım sona erdi. Kimse yeni bir şey yazamıyordu artık. Bu tüm yazarların anında idrak edip kanıksadıkları evrensel bir kural gibi işledi. Öyle ki hiçbir yazar yazmayı denemiyordu bile artık. Yazarlara neden yazmadıkları sorulduğunda “Bunu gerçekten anlamıyor musun?” der gibi bakıp…

HUMOR

Hani ironik, bir yandan gülümseten kara mizahi paylaşımlar yapıyoruz ya bu krizle ilgili; bundan sebep sağda solda TL’nin bu olağanüstü düşüşüne muhaliflerin sevindiğini, hatta iktidar düşsün diye bunu olumladığını söyleyenler var. Eminim siz de rastlamışsınızdır. Hiç düşünmeden hak ettikleri cevabı verin böylelerine. “Humor” denir buna. Fransızca kökenli bir kelimedir ama dilimize de yerleşmiştir. Öyle ki…

Bir Dilekçenin Anatomisi 2. Baskı

Kitabımın Genişletilmiş 2. Baskısı çıktı. İlk baskı iki ay gibi, hukuk kitapları için rekor sayılabilecek bir sürede tükenmişti. İlgi gösteren herkese teşekkürlerimle… #birdilekçeninanatomisi

İnceleme: Lüzumsuz Adam / Sait Faik Abasıyanık

Büyük öykücü Sait Faik Abasıyanık’ın Lüzumsuz Adam isimli on dört öyküden oluşan kitabını naçizane inceledim. Öykülere dair izlenimlerimi, konularına dair özeti ve öykülerden bazı alıntıları aktardım. Umarım bu özetler öykülerin tamamını okumak yolunda bir teşvik olur. Metnin öykülerin içeriğine ve hatta çoğunlukla finaline dair de bilgi (spoiler) içerdiğini belirtmeliyim. Alıntı yaptığım kitap: Türkiye İş Bankası…

Yarısı Başında Yarısı Sonunda

Biz avukatların vekalet ücretinin ödenmesi ile ilgili en çok uyguladığımız taksitlendirme yöntemi bu sanırım. Vekalet ücretinin yarısını davanın başında alır diğer yarısını dava sonuna öteleriz. Ben de öyle yapardım. Halen de yaptığım oluyor ama genelde bakiyeyi bu kadar belirsiz bir tarihe bırakmamaya gayret ediyorum artık. Yarısını dava sonuna bırakıyorsam da sözleşmeye “Bakiyesi dava yerel mahkemede…

İDAM CEZASI

Yargı sistemi suçlular daha çok cezalandırılsın diye değil masumlar yanlışlıkla ceza almasın diye vardır. Öncelikle bunda anlaşalım. Şimdi basit mantık yürütelim: 1- İdam cezası geri dönüşü olmayan bir cezadır. Yani bu konuda yapılacak yargısal bir hatanın geri dönüşü olmaz. 2- Birkaç yıl önce okuduğum bir istatistiksel veriye göre Türkiye’de yerel mahkeme kararlarının %40’ı üst mahkemelerce…

Söyleşi – 03.05.2018

3 Mayıs günü Avukat Hakları Grubunun toplantısında Bir Dilekçenin Anatomisi adıyla yaptığım söyleşi youtube a yüklendi. Dilekçe yazımında dikkat edilmesi gereken hususları anlattım. Meslektaşlar için yararlı olacaktır. #birdilekçeninanatomisi

MEGRİ MEGRİ

Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları tekrar “Kürtlerin oyu kime gidecek?” sorusunu harladı. CHP’li arkadaşlarla konuştuğumda Kürtlerin şimdiye kadar neden CHP’dense AKP’ye yöneldiğini anlamadıklarını görüyorum. “Neden CHP’den bu kadar nefret ediyor Kürtler? diye soruyorlar hep. Mesele izaha muhtaç anlaşılan. İzah etmeye çalışayım. “Var olmak algılanmaktır.” demişti bir filozof. Konunun sırrı bu sözde gizli. Şüphesiz bir insan için de…

Bir Dilekçenin Anatomisi Çıktı

Kitabım nihayet baskıdan çıktı. Yayınevinde kitabımı masanın üstünde görüp elime aldığım anı hiç unutmayacağım. Muhteşem bir duyguydu 🙂 Tüm hukukçulara ve dilekçe yazmakla ilgilenen herkese yararlı olmasını dilerim. İncelemek ve satın almak için tıklayın. İncelemek ve satın almak için: Buraya tıklayın  #birdilekçeninanatomisi